IWA 48:2024’ün temel hedefi, organizasyonların sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşmak için stratejik yönetim çabalarında ESG ilkelerinin dahil edilmesine odaklanmaktır. Standardın hedefleri şu başlıklar altında özetlenebilir:

  • ESG’nin Stratejik Entegrasyonu: ESG ilkelerinin, kurumsal yönetişim (GCG) süreçlerine ve kurumsal kültüre entegre edilmesi.
  • Paydaş Katılımı: Organizasyonların, ESG süreçlerinde etkileşimde bulundukları tüm paydaşların, iç ve dış çeşitli beklentilerini dikkate alarak faaliyet göstermesi.
  • Performans Ölçümü ve Raporlama: ESG performansının düzenli olarak ölçülmesi ve raporlanması. Bu sayede, paydaşlara kolayca doğrulanabilir ve karşılaştırılabilir bilgiler sunulması.
  • Sürekli İyileştirme: ESG uygulama alanlarının, yönetişim ve yönetim süreçleri dahil olmak üzere sürekli gelişim odaklı bir yaklaşımla değerlendirilmesi ve iyileştirilmesi.

ESG İlkelerinin Temel Boyutları

Bu standart, organizasyonların çevresel, sosyal ve yönetişim boyutlarında etkinliklerini artırmalarını destekleyen bir çerçeve sunmaktadır. Detaylı uygulama prensipleri, organizasyonların sürdürülebilirlik ve ESG hedeflerine ulaşmalarını kolaylaştırmaktadır.

IWA 48:2024, ESG uygulamalarını üç ana boyut altında ele alır:

Çevresel (Environmental)

Çevresel boyut, organizasyonların etik davranışlarını felsefelerine entegre etmelerini sağlar ve doğal çevre üzerindeki etkilerini en iyi şekilde yönetmek için stratejiler geliştirilmesi gerektiğini vurgular. Karbon emisyonlarının azaltılması, enerji tasarrufu, su kullanımı ve atık yönetimi bu stratejilere örnek olarak gösterilebilir. Örneğin, bir organizasyon karbon nötr hedefler belirleyebilir ve yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımını artırabilir.

Sosyal (Social)

Sosyal boyut, çalışanlar, topluluklar ve diğer paydaşlara olan sosyal etkileri kapsamaktadır. Çalışan memnuniyeti, insana saygı, sosyal sorumluluk projeleri ve çeşitlilik çalışmaları bu kapsamda değerlendirilebilir. Örneğin, bir organizasyon çalışanlarına yönelik sağlık ve güvenlik programları uygulayarak çalışan refahını artırmayı hedefleyebilir.

Yönetişim (Governance)

Yönetişim boyutu, organizasyonların yönetim yapısının etik, şeffaf ve hesap verebilir bireylerden oluşmasını sağlar. Rüşvetin önlenmesi, açık raporlama yapılması ve bağımsız yönetim kurulu üyelerinin atanması, yönetişim boyutunda öne çıkan unsurlardır. Bu unsurlar, kurumsal yönetimin güvenilirliğini ve sürdürülebilirliğini desteklemektedir.

ESG Performans Göstergeleri (KPI’lar)

IWA 48:2024, organizasyonların ESG performanslarını ölçmek için bir dizi Anahtar Performans Göstergesi (KPI) sunmaktadır. Bu göstergeler, organizasyonların ESG hedefleri doğrultusunda belirledikleri amaçlara ulaşma süreçlerini değerlendirmeye yönelik bir ölçüt oluşturur. KPI’lar, çevresel, sosyal ve yönetişim alanlarında performansı artırmak ve sürdürülebilir kalkınmayı desteklemek için kritik bir rol oynamaktadır.

a. Çevresel KPI’lar

  • Karbon Emisyonları: Organizasyonun toplam CO2 emisyon seviyeleri, çevresel performansın önemli bir göstergesidir.
  • Enerji Kullanımı: Yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı ve enerji verimliliği projelerinin uygulanma oranı.
  • Atık Yönetimi: Geri dönüşüm oranları ve tehlikeli atıkların etkin yönetimi.

b. Sosyal KPI’lar

  • Çalışan Memnuniyeti: Çalışan katılım anketlerinden elde edilen memnuniyet düzeyleri.
  • Çeşitlilik: Yönetim pozisyonlarındaki kadın temsil oranı ve etnik çeşitlilik düzeyleri.
  • Toplum Katılımı: Sosyal sorumluluk projelerine yapılan harcamalar ve bu projelerde elde edilen etkiler.

c. Yönetim KPI’ları

  • Etik ve Uyumluluk: Yolsuzluk olaylarının sayısı ve uyum eğitimi almış personelin oranı.
  • Açıklama: ESG raporlarının düzenli olarak yayımlanması ve bu raporların erişilebilirliği.
  • Bağımsızlık: Yönetim kurulu üyelerinin bağımsızlık oranı, kurumsal yönetişimdeki şeffaflığı ve hesap verebilirliği artırır.

ESG’de Maddesellik (Materiality)

Maddesellik, organizasyonların ESG konularından hangilerinin kendileri ve paydaşları için daha az ya da daha fazla önem taşıdığını belirledikleri bir süreçtir. Bu süreç, organizasyonların hem iç hem de dış faktörleri anlamalarına yardımcı olur ve stratejik karar alma mekanizmalarını destekler. Maddi konuların belirlenmesi, organizasyonun sürdürülebilirlik hedeflerine katkıda bulunacak kritik alanlara odaklanmasını sağlar.


Maddesellik Süreci

  • Kapsamın Belirlenmesi: Organizasyonun stratejik olarak gördüğü ESG konuları tanımlanır ve bu konuların iş fonksiyonlarına nasıl entegre edileceği planlanır.
  • Paydaş Katılımı: Hem iç hem de dış paydaşlardan geri bildirim alınarak sürece dahil edilirler.
  • Önceliklendirme: ESG konularına, organizasyon için önem derecesine göre bir sıralama atanır.
  • Doğrulama: Yönetim ekipleri ve konu uzmanları tarafından belirlenen öncelikler onaylanır.

Maddesellik değerlendirmesi genellikle Maddesellik Matrisi adı verilen bir araç ile grafiksel olarak sunulur. Bu matris, yönetim ve paydaşlar için organizasyonun operasyonlarında ESG konularının entegrasyonuna yönelik temel meseleler hakkında önemli bir içgörü sunar.


Paydaşların Tanımlanması ve Katılımı

IWA 48:2024, ESG süreçlerinin etkinliğini artırmak için paydaşların doğru bir şekilde tanımlanması ve sürece aktif olarak katılımının önemine vurgu yapmaktadır. Paydaşlar, organizasyonun faaliyetlerinden doğrudan ya da dolaylı olarak etkilenen bireyler veya gruplardır.

Paydaş Tanımlaması

  • Dahili Paydaşlar: Çalışanlar, hissedarlar ve yönetim ekipleri.
  • Dış Paydaşlar: Müşteriler, tedarikçiler, topluluklar ve sivil toplum kuruluşları (STK’lar).
  • Dolaylı Paydaşlar: Basın, düzenleyici kurumlar ve diğer kamu kuruluşları.

Paydaş Katılım Yöntemleri

  • Anketler ve atölye çalışmaları düzenlemek.
  • Odak grupları ve birebir görüşmeler gerçekleştirmek.
  • Danışma komiteleri veya paydaş panelleri oluşturmak.

Riskler ve Fırsatlar

Son on yılda, işletmelerin gerçekçi bir şekilde değerlendirilmesi için kapsamlı analizler yapılmıştır. Bu analizler, verilere dayalı bir yaklaşımla gerçekleştirilmiştir. ESG çerçevesi, kuruluşların hem risk hem de fırsat alanlarını değerlendirmelerine olanak tanır ve ESG’nin stratejik bir avantaj olarak görülmesini sağlar.


Riskler

  • Çevresel: İklim değişikliği, çevresel hedefler ve politikalar gibi unsurlar, örgütsel etkinliği sağlamak için stratejiler ve planlar geliştirilmesini zorunlu kılar. Bu, PRC (Political, Regulatory, Compliance) fırsatlarını ve pazarını doğrudan etkileyen önemli bir değer olarak kabul edilmektedir.
  • Sosyal: Çalışma koşullarıyla ilgili sorunlar ve uyumsuzluklar, sosyalizasyon çabalarının öncelikli bir odak noktası olmasını gerektirir.
  • Yönetim: Yasal ve düzenleyici çerçevelerle ilgili riskler, şeffaflık politikalarının etkin bir şekilde uygulanmasını zorunlu kılar.

Fırsatlar

  • Çevresel: Yenilenebilir enerji projeleri ve karbon nötrlük hedefleri, sanayi ve ticaret dünyasında giderek daha yaygın bir ölçekte benimsenmektedir.
  • Sosyal: Çalışan katılımını artıran işçi programları, organizasyonların sosyal sorumluluk performansını geliştirmek için önemli bir fırsat sunmaktadır.
  • Kurumsal Yönetim: Şeffaflık politikalarına ilişkin önlemler, paydaşların güvenini artırarak uzun vadeli bir avantaj sağlar.

Sürekli olarak bağımsız operasyonların geçmişe yönelik belgelerle incelenmesi, organizasyonların riskleri daha etkin yönetmelerine ve fırsatları değerlendirmelerine yardımcı olmaktadır.

Sonuç

IWA 48:2024, ESG ilkelerinin, daha fazla ilerlemeden önce, diğer bütün temel ilkelerle birlikte yani temelden itibaren organizasyonların “DNA”sına nasıl bütünleşik bir şekilde entegre edileceğine dair kapsamlı bir çerçeve sağlar. Bu tür standartlar, çevresel, sosyal ve yönetişim boyutlarının bir bütün olarak entegre edilmesini sağlayarak organizasyonların sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmalarını kolaylaştırır. Performans göstergeleri, materiality denklemesi, risk-fırsat analizi, stakeholder angajman gibi araçlar ise, ESG süreçlerinin nasıl tasarlandığı konusunda oldukça etkili bir yöntem içerir.

Bu standart, her ne kadar da büyük şirketlere yönelik uygulanabilir bir ESG standardı gibi görünse de, bütün büyüklükteki organizasyonların da onun kullanımıyla ESG anlayışlarını geliştirmeleri mümkün olacaktır. Üstelik, çevresel ve toplumsal boyutları aynı zamanda iş planlamalarında yönetimsel iç görü açısından da IWA 48:2024 referansına dayalı gerçek anlamda ileri taşımak isteyen firmalar büyük bir fırsata sahip olacaklardır. İlgili ISO rehberine link üzerinden erişebilirsiniz.

Aynı zamanda, bu link üzerinden de AB ve Almanya’nın  ”Tedarik Zinciri Yasal Düzenlemeleri” ile alakalı bilgi alabilirsiniz.

Kategorien: